
Nemli alanlarda insanları sıcak tutmak: IPX4 kategorisindeki kızılötesi ısıtıcılar hakkındaki gerçekler
Kimse duştan çıktığında veya havalandırması kötü olan soyunma odalarında üşüme hissini sevmez. Sorun şu ki, geleneksel ısıtıcılar havayı ısıtmaya çalışır; ancak kapı açıldığı anda bu ısı hemen havaya karışır.
Biz ise farklı bir yöntem kullanıyoruz. Kısa dalga kızılötesi ışınları kullanıyoruz. Bu ısıtıcılar, havayla mücadele etmek yerine ısınığı doğrudan cildinize iletiyor. Anında sıcaklık hissi oluşuyor; beklemeye gerek kalmıyor.
Nemle başa çıkma
Gerçekçi olalım: Soyunma odaları ve spor salonları nemlidir. Su her yere saçılır. İşte bu yüzden bu ısıtıcıları IPX4 standardına göre tasarlıyoruz. Basitçe söylemek gerekirse, bu demektir ki ısıtıcının iç kısımları sıkıca kapalıdır. Her yönden gelen su, elektronik parçaları bozmaz. Ayrıca nemden etkilenmeyen malzemeler kullanıyoruz; böylece birkaç ay boyunca yoğun kullanımdan sonra bile ısıtıcı paslanmaz.
Bilim açısından…
Hızlı oldukları için kısa dalga emisyon cihazlarını kullanıyoruz. Bu lambalar, insan vücudunun kolayca emebileceği belirli bir dalga boyunda ışık yayar. Oda sıcaklığının yavaş yavaş arttığını hissetmezsiniz; lambanın altına adım attığınız anda sıcaklığı hissedersiniz. Yüksek güç yoğunluğu sağlamaya çalışıyoruz; bu da odanın geniş olması veya hafif bir rüzgarın olması durumunda bile ısının size ulaştığı anlamına gelir.
Dikkat edilmesi gereken bazı noktalar
Bunları kurmadan önce elektrikçinizle konuşun. Bu lambalar çok fazla enerji tüketir. Yüksek yükleri karşılayabilecek özel devreler ve sigortalar gereklidir; aksi takdirde herkes onları açtığında elektrik kesintileri yaşanacaktır.
Bir diğer önemli nokta ise kızılötesi ışınların düz bir çizgide hareket etmesidir. Eğer ısıtıcıyı duvarın arkasına yerleştirirseniz veya çok yükseğe monte ederseniz, ısı insanlara ulaşamaz. Köşelerden dolanamaz. En iyi sonucu elde etmek için ısıtıcıları doğrudan tavanın üzerine veya insanların bulunduğu yerlere yerleştirin. Böylece tavanı değil, misafirleri ısıtırsınız.